Endemik Bitkiler: Toprak Ananın Sunduğu Eşsiz ve Rengarenk Zenginlik

 

Türkiye’nin bereketli toprakları üzerinde 3 bine yakını endemik olmak üzere, yaklaşık 11 bin bitki türü yetişiyor. Bu çeşitlilik sadece gıda alanında değil, ilaç sanayisinden turizme sektörüne kadar Türkiye’nin potansiyeline kaynaklık ediyor. Bu kaynağın daha iyi tanınmasına ve korunmasına vesile olmak için Türkiye’nin endemik bitki haritasını çıkardık.

 

Batı ve Ortadoğu uygarlıklarının doğduğu “Bereketli Hilal” içinde yer alan Türkiye, bitki çeşitliliği açısından dünyanın önemli ülkelerinden biri. Bu çeşitlilik, Türkiye’nin üç kıta arasında doğal bir köprü olmasından, farklı coğrafi özellikler ve iklim çeşitliliği göstermesinden kaynaklanıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre Türkiye’nin bereketli toprakları üzerinde, 3 bine yakını Türkiye’ye has olmak üzere, 11 bine yakın bitki türü yetişiyor. Bu 3 bine yakın bitki türüne, “endemik” deniyor.

 

Endemik, Latince “endemos” kelimesinden dilimize geçen ve “yerli” anlamına gelen bir kelime. Endemik, bulunduğu bölgenin ekolojik şartları sebebiyle yalnızca belirli bölgede yaşayan ve yetişen, dünyanın başka yerinde yaşama ve yetişme ihtimali olmayan, yöreye özgü bitki türlerine verilen isim.

 

 

Farklı bitki türlerinin doğal yaşam alanı

 

Başta dönelim: “Türkiye, bitki çeşitliliği açısından dünyanın önemli ülkelerinden biri,” bilgisi tam olarak neyi ifade ediyor? Bu cümlenin taşıdığı iddianın büyüklüğü, Türkiye ile kıyaslamada temel alınan Avrupa ülkelerinde yetişen bitki türleri ve endemik çeşitliliğe ilişkin rakamlara bakıldığında net olarak anlaşılıyor.

 

Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’de 11 bin bitki türü yetişirken örneğin İtalya’da 5 bin 600, Yunanistan ve İspanya’da yaklaşık 5 bin, Fransa’da 4 bin 500, Bulgaristan’da 3 bin 650 bitki türü bulunuyor. Avrupa ülkelerinde kayıtlı olan endemik bitki türlerinin toplamı 2 bin 750 iken bu rakam, tek başına Türkiye’de 3 bini buluyor.

 

Türkiye’nin endemik çeşitliliğinin bu kadar fazla olmasında coğrafi özelliklerin ve iklimin payı büyük. Üç kıta arasında bulunan Türkiye, bu kıtalarda etkili olan üç farklı flora alanının kesişim noktasında yer alıyor. Akdeniz Flora Alanı, Akdeniz ve Ege bölgelerinde; Avrupa-Sibirya Flora Alanı, Karadeniz ve Marmara bölgelerinde; İran-Turan Flora Alanı ise İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde yaşanıyor.

 

Türkiye’nin bitki zenginliğinin başka bir nedeniyse ilk çağlara kadar uzanıyor. Buzul çağlarının yaşandığı dönemde Anadolu toprakları, nispeten daha elverişli iklim şarları nedeniyle bitki türleri için bir sığınak olmuş. Bu da sonraki yüzyıllarda bitki gen türlerinin bu topraklarda yetişmesine zemin hazırlamış.

 

Diğer taraftan, Türkiye’nin kendine has coğrafi yapısı da farklı bitki türlerine uygun yaşam alanı sağlıyor. Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinde doğu-batı doğrultusunda uzanan dağlar, güçlü bir set işlevi görerek denizin sert etkisinin iç bölgelere ulaşmasına engel oluyor. Bunun üzerine Ege’de dağların kıyıya dik uzanması da eklenince coğrafi yapı, Türkiye’yi farklı sıcaklık ve nem oranlarının yaşandığı önemli bir bölge haline getiriyor.

 

 

Antalya endemik çeşitliliği ile birinci sırada

 

İklim çeşitliliği ve coğrafi yapı nedeniyle yaklaşık 3 bini bulan endemik bitki türlerinin Türkiye’ye dağılımına bakalım. Endemik türler, Türkiye’nin hemen hemen her bölgesine dağılıyor. Ancak, en fazla oranda görüldüğü bölgeler Akdeniz, Doğu Anadolu, İç Anadolu ve Karadeniz bölgeleri.

 

Endemik bitkilerilerin en çok yaşadığı şehir ise Antalya. Onu Mersin, Konya, Sivas, Kayseri ve Muğla izliyor. Bu türlerin az olduğu şehir ise Bartın. Bunun da peşinden Yalova, Edirne, Düzce ve Zonguldak geliyor.

 

Yaklaşık 3 bin endemik bitki arasında daha çok tanınan nadir türler de var. Örneğin Konya, Afyon, Isparta ve Kütahya illerinde görülen Kasnak Meşesi; Muğla ve Fethiye civarlarında görülen Sığla Ağacı; Yozgat, Kastamonu ile Doğu Anadolu illerinde görülebilen İspir Meşesi; Datça yarımadasında yetişen Datça Hurması; yalnızca Kazdağı’nda yetişen Kazdağı Göknarı; en çok Hakkâri ve Van bölgelerinde görülen Ters Lale bunlardan birkaçı.

 

 

Antalya Çiğdemi de sadece Türkiye’de görülebilen bitkiler arasında bulunuyor. Karadeniz Bölgesi’nde yetişen Kral Eğreltisi veya daha çok Manisa’da görülen Zambakgiller de Türkiye’nin önemli endemik bitkileri arasında bulunuyor.

 

Botanik çalışmaları devam ettikçe yeni endemik türler de bulunuyor. Örneğin 2019 yılının Haziran ayında, Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde yetişen endemik bir tür olan Ayvalık Çemeni bulundu.

 

Bu bitkilerin kimi o kadar kıymetli ki zarar verenlere yüksek oranda para cezası veriliyor. Ankara Çiğdemi, Likya Orkidesi, Ters Lale türleri ve Kazdağı Kardeleni’nin de aralarında bulunduğu nesli tehdit veya tehlike altında olan bitkileri koparan ve yurt dışına çıkaranlara, Çevre Kanunu gereğince 60 bin 163 TL idari para cezası uygulanıyor.

 

Beslenme, ilaç ve turizm için önemli bir potansiyel

 

İşte Türkiye’nin bu bereketli toprakları, yüzyıllardır insanların beslenmesinde önemli bir rol oynadı. Toprak ana bereketiyle Anadolu’yu beslerken sonraki yüzyıllarda bu topraklardan elde edilen ürünler dünyaya yayıldı. Anadolu kökenli olup dünyaya yayılan gıdalar arasında kiraz, badem, kayısı, buğday, nohut, mercimek, incir bulunuyor. Anadolu’dan dünyaya yayılan çiçekler arasındaysa  lale, kardelen ve çiğdem de var. Evet, Hollanda’nın simgesi haline gelen lale, Türkiye’den oraya gitmiş.

 

Günümüzde ise endemik çeşitlilik sayesinde Türkiye, pek çok bitki türünü ihraç edebiliyor. Kültür Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’den yurtdışına ihraç edilen tıbbi ve aromatik bitkilerin sayısı 200’ü bulmuş durumda.

 

Diğer taraftan endemik çeşitliliğin yüksek olması, Türkiye turizmininde de önemli olmaya başladı. Örneğin Akdeniz’deki Toros Dağları bölgesi, dünyanın en önemli ekoturizm alanlarından sayılıyor. Veyahut Türkiye’ye has endemik bitki olan Muş Lalesini görmek için çok sayıda botanikçi ve turist, Muş şehrini ziyaret ediyor. 25’i endemik olan yüzlerce bitki türüne ev sahipliği yapan Datça yarımadasının da ekoturizm merkezi olması için çalışmalar yapılıyor. Türkiye’ye özgü, nadir endemik türleriyle ünlü olan Kazdağları ise çoktan ekoturizm alanında dünyaca tanınmış durumda.

 

Gıdanın yanı sıra, ilaç sanayisi ve turizme sektörüne kadar pek çok alanda önemli bir potansiyeli barındıran Türkiye’nin bereketli topraklarını korumak için günümüzde pek çok önemli çalışma yapılıyor. Bu çalışmaların başında sürdürülebilir tarım geliyor. Nitekim, bereketin korunması ve yükseltilmesi için tarım alanlarına iyi bakılması şart.

 

Üstelik sürdürülebilir tarım, bugün artık sürdürülebilir turizmle de el ele veriyor. Hatta bu ikisinin birlikteliğinden gastronomi turizmi de ortaya çıkmış durumda. Özetle, bugün pek çok disiplin bir araya gelerek Türkiye’nin bereketli toprakları için çalışıyor ve bu topraklarda yetişen binbir türlü bitkiyi geleceğe taşıyor.

 

Türkiye’nin Endemik Bitki Haritası

 

Hangi bölgede kaç tür endemik bitki yetişiyor?

 

Akdeniz Bölgesi

 

Antalya Bölümü: 1632

Adana Bölümü: 1689

 

Doğu Anadolu Bölgesi

 

Yukarı Fırat Bölümü: 1088

Erzurum-Kars Bölümü: 188

Yukarı Murat-Van Bölümü: 344

Hakkâri Bölümü: 228

 

İç Anadolu Bölgesi

 

Yukarı Sakarya Bölümü: 269

Konya Bölümü: 475

Orta Kızılırmak Bölümü: 550

Yukarı Kızılırmak Bölümü: 270

 

Karadeniz Bölgesi

 

Doğu Karadeniz Bölümü: 722

Orta Karadeniz Bölümü: 305

Batı Karadeniz Bölümü: 501

 

Ege Bölgesi

 

Kıyı Ege Bölümü: 618

İç Batı Anadolu Bölümü: 246

 

Marmara Bölgesi

 

Çatalca-Kocaeli Bölümü: 85

Yıldız Dağları Bölümü: 7

Ergene Bölümü: 10

Güney Marmara Bölümü: 204

 

Güneydoğu Anadolu Bölgesi

Orta Fırat Bölümü: 135

Dicle Bölümü: 111

Çerezler gibi teknolojileri, sitenin işlevselliğini optimize etmek, sosyal medya ile entegre etmek, sitemizi ve üçüncü taraf web sitelerini ziyaret ettiğinizde tarafımız ve üçüncü taraflarca sizinle alakalı reklamların sunulmasını sağlamak, trafiğimizi ve site performansımızı analiz etmek ve web sitelerimizdeki deneyiminizi iyileştirip kişiselleştirmek için kullanıyoruz. Daha fazla bilgi