Program Hakkında
Nasıl Yardımcı Olabiliriz?
Program Hakkında
1000 Çiftçi 1000 Bereket nedir?

1000 Çiftçi 1000 Bereket, Cargill’in Türkiye’deki çiftçilerin tarlalarındaki verimliliği ve çiftçi refahını artırmak, sürdürülebilir tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak, tarımda sosyal ve dijital dönüşümü desteklemek üzere 2019 yılında hayata geçirdiği bir kurumsal sosyal sorumluluk programıdır. Ülkemizde çiftçilere en uzun süreli ve kapsamlı destek veren program olmanın yanı sıra, gıda ve tarım alanında sosyal etki (SROI) araştırması yapılan ilk kurumsal sosyal sorumluluk programıdır.

1000 Çiftçi 1000 Bereket Programının amacı nedir?

Cargill olarak, çiftçilerimizi sürdürülebilir tarım uygulamaları konusunda destekleyerek verimliliklerini artırmayı, doğal kaynakların korunmasını ve çiftçilerin geçim kaynaklarını güçlendirmeyi ve böylelikle refahlarını artırmayı amaçlıyoruz. Tarımda sosyal ve dijital bir dönüşüm programı olan 1000 Çiftçi 1000 Bereket kapsamında, ekimden hasada kadar çiftçilerimizin alacağı eğitimler ve ürüne özel danışmanlıklar sayesinde, teknoloji kullanımını yaygınlaştırarak, topraktan alınan verimin artırılmasını ve daha etkin iş yönetiminin gerçekleştirilebilmesini hedefliyoruz.

Sosyal etki araştırması yapılmış sosyal sorumluluk programı ne anlama geliyor?

Sosyal etki ‘bir aktivitenin, projenin veya yatırımın sonucunda ortaya çıkan değişim ve ilgili topluluklar üzerindeki etki’ olarak tanımlanabilir. Bu etki olumlu veya olumsuz olabilir, planlı veya planlanan dışında elde edilebilir, ve uzun veya kısa vadede kendini gösterebilir. Faaliyetin sosyal etkisi hedef topluluk üzerinde doğrudan olabileceği gibi, faaliyet ile doğrudan etkileşimde olmayan topluluklar üzerinde de dolaylı etkiye sahip olabilir.

 

Nasıl Ölçülür?

 

Bir faaliyetin sosyal etkisini anlamak, tanımlamak ve finansal bir değere dönüştürmek için uluslararası kabul görmüş Sosyal Değer Prensipleri ve Yatırımın Sosyal Geri Dönüşü (Social Return on Investment - SROI) yaklaşımı tercih edilmektedir. Paydaşlarla yakın ve sürekli iletişim içinde olmayı gerektiren bu metodoloji, paydaş kapsayıcılığı üst seviyede bir modeldir.

 

Sosyal projelerle yaratılan faydanın hesaplanması için oluşturulmuş bir yöntem olan SROI yaklaşımı, proje kapsamında gerçekleşen değişimi ve bu değişimi yaşayan ve ona etki eden paydaşları kapsayacak şekilde hesaplanmaktadır. SROI analizinde saha çalışmaları yoluyla paydaşlar üzerinde yaratılan sosyal değişim, finansal değerler kullanılarak hesaplanır ve raporlanır.

 

SROI değeri özetle yaratılan finansal değerin, yapılan yatırıma olan oranıdır.  Bir başka deyişle her 1 TL’lik yatırımla yaratılan sosyal etkinin finansal olarak hesaplanması yöntemidir.

 

Faydası Nedir?

 

Etki ölçümleme, bir yatırımın (çevresel, sosyal ve ekonomik) paydaşlar üzerinde sosyal bir etki yaratıp yaratamadığını anlamanın ve o etkinin önemini vurgulamanın en etkili yoludur. Sosyal etki ölçümlemesi, yaratılmak istenen sosyal değişim konusunda kat edilen mesafeyi şeffaf bir şekilde ortaya koyarken, bu değişim hakkında paydaşlara bilgi sağlayarak daha fazla insanı harekete geçirmektedir.

 

Sosyal etkinin ölçülmesi, öğrenmek, harekete geçmek ve hesap verebilir olmak isteyen kuruluşlar tarafından tercih edilmektedir. Bu yolla programın kime, ne zaman ve ne ölçüde fayda ettiği öğrenilebilir, gelişme alanlarını gözden geçirilebilir, performansın başarısına göre faaliyetler değerlendirilebilir. Buna ilave olarak, yatırıma finansman ve hibe sağlanması veya mevcut fonların devam ettirilmesinde tüm paydaşlara bilgi sunarak şeffaflığın ve güvenin artırılması açısından da önemlidir.

 

Yaratılan değişimi yalnızca yapılan etkinlikler üzerinden anlatmak yerine, sosyal etki raporlaması ile paydaşların gözünden aktarmak ve bu değişime yönelik hesaplanmış olan SROI değeri ile açıklayarak raporlamak en doğru ve etkili yöntemdir.

1000 Çiftçi 1000 Bereket programının sosyal etki değeri nedir?

Programın sosyal, çevresel ve ekonomik anlamda yarattığı etkiler, “Yatırımın Sosyal Geri Dönüşü (SROI)” yöntemi kullanılarak finansal değere dönüştürüldü. 1000 Çiftçi 1000 Bereket Programı’na yapılan her 1 TL’lik yatırımın, 2,53 TL değerinde sosyal getirisi oldu.

1000 Çiftçi 1000 Bereket programının Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ÇSY) raporunda neler anlatılıyor? Rapora nasıl ulaşabilirim?

1000 Çiftçi 1000 Bereket Programı Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ÇSY) Raporu 2019&2020, programın sürdürülebilirlik performansını ve yarattığı etkiyi anlatmak üzere hazırlandı. Raporumuzda program kapsamında 2019 yılında Mersin, Adana, Konya, Karaman, Manisa ve İzmir illerinde 1.072 mısır çiftçisinin gelişimi, karlılığı ve verimliliğini desteklemek üzere yürüttüğümüz çalışmaları ve bu çalışmaların sosyal, çevresel ve ekonomik alanlardaki etki ve performansına dair çok paydaşlı değerlendirmeleri sunuyoruz.

 

Raporumuzu incelediğinizde, program kapsamında üretim yapan çiftçilerin su tasarrufu, sıfır atık ve verimlilik açısından kaydettiği sürdürülebilir gelişmeleri görebilirsiniz. Ayrıca programımızın yarattığı etkileri işbirliği yaptığımız paydaşlarımızın ve programımıza katılan çiftçilerin kaleminden okuyabilirsiniz.

 

1000 Çiftçi 1000 Bereket Programı Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ÇSY) Raporu’na 1000ciftci1000bereket.com adresi üzerinden ulaşabilirsiniz.

Programa katılanlardan herhangi bir ücret talep ediliyor mu?

Hayır, programa katılanlardan herhangi bir ücret talep edilmiyor. Söz konusu 1000 Çiftçi 1000 Bereket programı Cargill tarafından yürütülen bir kurumsal sosyal sorumluluk çalışmasıdır.

Sulama yönteminde bir yenilik var mı?

Damla sulama sistemiyle sulanan tarlalarda, sulama toprak nemine bakılmaksızın bitkinin ihtiyacından fazla yapılıyor. Fazla sulama bitkinin gelişimini yavaşlatırken toprakta tuzlanmaya ve enerji kaybına neden olur. Program dahilinde uygun görülen tarlalara hava ve toprak sensörleri yerleştirilerek çiftçilerin tarlalarına özel sulama programı oluşturulacak.

Dijital toprak analizi nedir?

Dijital toprak analizi, yakın kızıl ötesi ışık kaynağı ve elektrik iletkenlik sensörü sayesinde toprağın PH ve benzeri değerlerini tespit ederek; sulama, gübreleme gibi faaliyetleri bu bilgiler ışığında planlanmaya olanak sağlıyor. Toprak analiz cihazı, tek bir şarjla defalarca toprak analizi yapabilir ve toprak analizi sonuçlarını içeren ayrıntılı rapor birkaç dakika içerisinde cihazla eşleştirilmiş akıllı telefona ulaşır.

Programa katılanlardan herhangi bir ücret talep ediliyor mu?

Hayır, programa katılanlardan hiçbir şekilde herhangi bir ücret talep edilmiyor. Söz konusu 1000 Çiftçi 1000 Bereket programı Cargill tarafından yürütülen bir kurumsal sosyal sorumluluk çalışmasıdır.

Çiftçiyim, 1000 Çiftçi 1000 Bereket programına nasıl katılabilirim?

1000 Çiftçi 1000 Bereket programımızda Mersin, Adana, Konya, Karaman, Ankara, Balıkesir, Manisa ve İzmir’de mısır, ayçiçeği ve kanola üretimi yapan çiftçilere destek veriyoruz. Siz de bu çiftçilerden biriyseniz, bizi (444 51 75) arayabilir, programımızla ilgili tüm bilgilere ulaşabilirsiniz.

Çiftçiyim, 1000 Çiftçi 1000 Bereket Programına hangi şehirlerden katılabilirim?

1000 Çiftçi 1000 Bereket programımızda Mersin, Adana, Konya, Karaman, Ankara, Balıkesir, Manisa ve İzmir’de mısır, ayçiçeği ve kanola üretimi yapan çiftçilere destek veriyoruz. Siz de bu şehirlerde üretim yapan çiftçilerden biriyseniz, bizi (444 51 75) arayabilir, programımızla ilgili tüm bilgilere ulaşabilirsiniz.

Programa dahil olan çiftçiler nasıl belirlendi?

Programa dâhil olan çiftçiler, program kapsamındaki bölgelerde mısır, ayçiçeği ve kanola tarımı yapan çiftçilere çeşitli duyuru yollarıyla ulaşılarak, içlerinden programda yer almak isteyenlere göre gönüllülük usulüyle belirlendi.

Lider çiftçi nedir, nasıl belirlendi, farkı nedir?

Yaşadıkları bölgede kanaat önderi konumunda olan, yeniliğe açık, teknolojiye ilgi duyan çiftçilerle işbirliği yaptık. Belirlenen lider çiftçilerin tarlalarına sensör istasyonları kurduk. Çiftçiler bu istasyonlar ve uydu aracılığıyla toprak, hava ve bitki gelişimini düzenli takip ettiler. Lider çiftçiler tarlalarında artan verimle, iş sürecinin kolaylaşmasıyla, su ve gübreden tasarruf edilmesiyle, azalan maliyetle diğer çiftçilere örnek oldular. Böylece kalıcı bir değişimin tohumlarını ekmemize, programın sürdürülebilir olmasına katkıda bulundular.

Çiftçilerle nasıl iletişim kuruluyor?

Programa katılan çiftçiler arasında iletişimin artması ve bilgi paylaşımının desteklenmesi amacıyla, ziraat mühendislerinin de dahil olduğu çevrimiçi iletişim grupları oluşturuldu. Çiftçilerin 7/24 uzman mühendislere ulaşabilmeleri ve destek alabilmeleri için 1000 Çiftçi 1000 Bereket Destek Hattı (444 5 175) kuruldu. Böylelikle çiftçiler, yalnızca bir telefonla uzman ziraat mühendislerine ulaşarak her türlü zirai problemlerini danışabiliyorlar. Çiftçilerin tarlalarına özel ürün yetiştirme önerileri ise SMS yolu ile iletiliyor.

Program kapsamında hangi eğitimler veriliyor?

Alanında uzman akademisyen ve eğitmenler tarafından finansal okuryazarlık, zirai teknik ve teknolojiler, İş Sağlığı ve Güvenliği, Elektronik Ürün Senedi (ELÜS), tarlada sıfır atık yönetimi, çiftlik bütçesi, dijital tarım pazarı (DİTAP) eğitimleri veriyoruz.

Program kapsamında hangi dijital tarım araçları kullanılıyor?

Dijital toprak analizi, tarımsal sulama sensör istasyonu, uydudan tarla sağlığı takibi gibi araçları kullanım desteği sağlıyoruz.

Dijital toprak analizi nedir?

Dijital toprak analizi, yakın kızıl ötesi ışık kaynağı ve elektrik iletkenlik sensörü sayesinde toprağın PH ve benzeri değerlerini tespit ederek; sulama, gübreleme gibi faaliyetleri bu bilgiler ışığında planlanmaya olanak sağlıyor. Toprak analiz cihazı, tek bir şarjla defalarca toprak analizi yapabilir ve toprak analizi sonuçlarını içeren ayrıntılı rapor birkaç dakika içerisinde cihazla eşleştirilmiş akıllı telefona ulaşır.

Sulama yönteminde bir yenilik var mı?

Damla sulama sistemiyle sulanan tarlalarda, sulama toprak nemine bakılmaksızın bitkinin ihtiyacından fazla yapılıyor. Fazla sulama bitkinin gelişimini yavaşlatırken toprakta tuzlanmaya ve enerji kaybına neden olur. Program dahilinde uygun görülen tarlalara hava ve toprak sensörleri yerleştirilerek çiftçilerin tarlalarına özel sulama programı oluşturuluyor.

Uydu üzerinden tarla sağlığı takibi nedir?

Uydudan tarla sağlığı takibinden yararlanan çiftçiler, özel bir uygulama aracılığıyla yetiştirdikleri bitkilerin tarladaki gelişimini ve sağlığını gözlemliyorlar. Gözlem uydularının üzerindeki sensörlerle tarım alanlarından yansıyan mavi, yeşil, kırmızı gibi görünen ve yakın kızılötesi, kızılötesi gibi görünmeyen tüm ışıklar saptanıyor. Bu sayede tarladaki bitkilerin klorofil yoğunluğu hesaplanıyor ve örneğin klorofil yoğunluğu az ise tarlada az gelişmiş bölgeler tespit ediliyor. Ziraat mühendisleri de ekim alanlarını uydudan düzenli olarak takip ediyor.

Programa katılan çiftçilere tohum ya da gübre desteğinde bulunuyor musunuz?

Hayır, program kapsamında çiftçilere ücretsiz dijital araçlar ve toprak analizi, danışmanlık, eğitim olanakları tanınmaktadır.

1000 Çiftçi 1000 Bereket Programı kapsamındaki eğitimler kim tarafından veriliyor?

Tarlada verimin artması için doğru gübreleme ve sulama teknikleri ile bütçe yönetimi konusundaki eğitimler, Doktar Tarım Saha Operasyonları Müdürü ve Ziraat Yüksek Mühendisi Dr. Nihat Mıdıkoğlu tarafından veriliyor.

 

Finansal okuryazarlık eğitimlerini, Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği (FODER) ile proje kapsamında yaptığımız iş birliği doğrultusunda FODER’in alanında uzman eğitmenleri gerçekleştiriyor.

 

İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) eğitimlerine Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın İSG uzmanları ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Makineleri ve Teknolojileri Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Benal Öztekin katılıyor.

 

Tarlada Sıfır Atık Yönetimi eğitimi ise İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu tarafından veriliyor.

 

Dijital tarım pazarı (DİTAP) eğitimi ise  Tarım ve Orman Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı Uzmanları tarafından veriliyor.

‘Tarlada Sıfır Atık Yönetimi’ nedir?

Tarımsal atıkların çevresel etkilerini azaltmak ve geri dönüşüme kazandırılmalarını desteklemek üzere, 2020 yılında ‘1000 Çiftçi 1000 Bereket’ programımız kapsamında ‘Tarlada Sıfır Atık Yönetimi’ programını hayata geçirdik. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), İTÜNOVA Teknoloji Transfer Ofisi projesinden Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu ve Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) iş birliğinde yürütülen programın ilk etabında, tarımsal üretimin çevre ve iklim değişimine etkisi, sürdürülebilir tarımsal üretim için kaynak verimliliği, atık yönetiminin önemi ve ulusal atık mevzuatı başlıklarında çiftçilere yönelik bilgilendirme çalışmaları yapıldı. Operasyon desteği içinse başta plastikler olmak üzere torba, çuval, bidon ve benzeri ambalaj atıklarının doğaya zarar vermeden, döngüsel ekonomiye kazandırılması için örnek bir model geliştirmek üzere çalışmalar yapıldı. Programın ilk yılında pilot bölge olarak seçilen Konya ve Karaman illerindeki mısır ve ayçiçeği çiftçilerinin, ekimden hasada kadar açığa çıkan tehlikeli ve tehlikesiz plastik atıkları biriktirmeleri sağlandı. Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı’nın (PAGEV) Geri Dönüşüm İktisadi İşletmesi olan PAGÇEV ve Taşıma Ayrıştırma Tesisleri’nin işbirliğiyle plastik atıklar toplanarak, lisanslı tesislere teslim edildi. Tehlikesiz sınıfındaki plastik atıklar yeniden ham maddeye dönüştürülürken, tehlikeli sınıfındaki atıklar alternatif yakıt olarak değerlendirilecek.

Tarımsal atıkların geri dönüşüme kazandırılması neden önemli?

Sürdürülebilir tarım uygulamalarında atık yönetimi önemli bir yer tutuyor. Tarımsal üretimde açığa çıkan plastik atıklar araziye bırakıldığında, doğaya çözülmesi uzun yıllar alıyor. Yok olma sürecinde ise besin zincirlerine giriyor, toprak ve su kirleticileri olarak hem çevreye zarar veriyor. Bu atıkları yenilenebilir bir kaynak ve ham madde olarak ekonomiye geri kazandırmak mümkün. Biz de ‘Tarlada Atık Hasadı Başlıyor’ sloganıyla yola çıkarak, hem üretici hem tüketici konumunda olan çiftçilerimize atıklarını yönetmeleri konusunda rehberlik ediyoruz. Çiftçilerimizin de desteğiyle, pilot bölgemizde atıkların geri dönüşüm tesislerine ulaşması için etkili bir tedarik zinciri modeli oluşturduk. ‘Tarlada Sıfır Atık Yönetim Sistemi Modeli’ adını verdiğimiz bu sistemle, çiftçilerin atıklarını ortak alanda, doğru bir şekilde biriktirmesini, bu atıkların düzenli aralıklarla toplanmasını destekliyoruz. Ülkemiz için önemli bir ilk olan bu modelin ilerleyen dönemde tüm Türkiye’de yaygınlaşmasını hedefliyoruz.

1000 Çiftçi 1000 Bereket Programından bugüne kadar kaç çiftçi yararlandı?

2019 yılından bu yana devam eden programımıza 2020 Aralık ayı itibarıyla 2.247 çiftçi katıldı. 2021 yılında programımıza 1000 yeni çiftçinin katılımını hedefliyoruz.

Çiftçilere bu programla birlikte maddi destekte mi bulunuyor musunuz?

Hayır, programımız ile sürdürülebilir bir etki yaratmayı hedeflediğimiz için çiftçilerin iş yapış biçimlerinde kalıcı bir değişim sağlayacak destekler sunmaya odaklanıyoruz. Bu nedenle maddi destekte bulunmak yerine, ücretsiz olarak eğitim, danışmanlık ve dijital tarım aracı kullanımı gibi hizmetlere erişimlerini sağlayarak verimliliklerini ve dolayısıyla gelirlerini sürdürülebilir şekilde artırmaya katkı yapmaya odaklanıyoruz.

Program Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarından hangilerine katkı sağlıyor?

Cargill, 2030 yılına kadar dünyada 10 milyon çiftçiye sürdürülebilir tarıma yönelik eğitim ve pazara ulaşım desteği sağlama hedefiyle hareket etmektedir. Bu kapsamda geliştirilen 1000 Çiftçi 1000 Bereket programı, BM 2030 Sürdürülebilir Kalkınma İlkeleri kapsamında 1. Hedef: Yoksulluğa Son, 2. Hedef: Açlığa Son, 3. Hedef: Sağlık ve Kaliteli Yaşam, 4. Hedef: Nitelikli Eğitim, 6. Hedef: Temiz Su ve Sanitasyon, 8. Hedef: İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme, 10. Hedef: Eşitsizliklerin Azaltılması, 12. Hedef: Sorumlu Üretim ve Tüketim, 13. Hedef:  İklim Eylemi, 15. Hedef: Karasal Yaşam ve projenin tüm aşamalarında yerel otoriteler, yerel sivil toplum örgütleri ve üniversiteler ile iş birliği gerçekleşmesiyle, 17. Hedef olan “Hedefler için Ortaklıklar”ı desteklemektedir.

Programın finansmanını kim yapıyor?

1000 Çiftçi 1000 Bereket programı tamamen Cargill Türkiye tarafından finanse edilmektedir.

Çiftçilerin verim artışı dışında kazançları ne olacak? Kendilerini ve üretimlerini nasıl geliştirmiş olacaklar?

Program kapsamında çiftçilere kullanım desteği sağladığımız sulama sensörü, uydudan tarla sağlığı takibi ve dijital toprak analizi gibi araçlar, su, gübre ve ilaç gibi kaynakların daha verimli ve etkin kullanılmasını mümkün kılıyor. Kaynak tasarrufuyla hem çiftçilerin girdi maliyetleri azalıyor hem de su ve toprak gibi doğal kaynaklar korunuyor. Bu uygulamalar aynı zamanda sürdürülebilir yöntemlerle tarım yapılmasına, tarımsal üretimin çevreye etkilerinin azaltılmasına katkıda bulunuyor. Tarlada sıfır atık yönetimiyle, tarımsal üretimde açığa çıkan tehlikeli ve tehlikesiz atıkların çevreye zarar vermeden geri dönüşüme kazandırılması için bir model geliştiriyoruz. Ülkemizde çiftçinin toprağına bir işletme bakış açısıyla bakabilmesi de önemli bir ihtiyaç. Bu kapsamda, finansal okur-yazarlık konusunu da program dahilinde ele alıyor ve çiftçilere finansal okur yazarlık eğitimleri veriyoruz. Böylelikle çiftçinin teknolojiyi tarım ile birleştirerek toprağından yüksek verim almasının yanı sıra, konuya daha bütünsel bir bakış açısıyla yaklaşarak iş yönetimi yapabilmesini de destekliyoruz.

Cargill’in bu programdan kazancı ne olacak?

1000 Çiftçi 1000 Bereket Programı bir kurumsal sosyal sorumluluk programı olarak herhangi bir kazanç gözetilmeksizin hayata geçirilmiştir. Cargill olarak faaliyet gösterdiğimiz Türkiye’de topluma, çevreye ve tarladan sofraya uzanan gıda zincirinin ilk ve önemli halkası olan çiftçilere karşı duyduğumuz sorumluluk gereği hayata geçirdiğimiz bir kurumsal sosyal sorumluluk programıdır. Temel amacımız yetiştirdikleri bereketli ürünleriyle bize ham madde sağlayan çiftçilerin verimliliklerinin ve dolayısıyla refahlarının artmasına, bunun sonucunda da ülkemizin refahının artmasına katkıda bulunabilmektir.

Program paydaşları kimlerdir?

1000 Çiftçi 1000 Bereket programı kapsamında, çiftçilere sağlanan zirai teknik, model ve süreç danışmanlığı desteğini tarım teknolojileri şirketi Doktar iş birliği ile yürütüyoruz. Çiftçilerin tarlalarını bir işletme bakış açısıyla yönetebilmesinde onlara rehberlik eden finansal okuryazarlık eğitimlerini Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği (FODER) ile gerçekleştiriyoruz. Programın yarattığı etkinin ve ulaşılan hedeflerin ölçümlenmesi ve raporlanması konusunda EY Türkiye (Ernst&Young) İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Ekibi’nden destek alıyoruz. Çiftçilere sağladığımız İş Sağlığı ve Güvenliği eğitimlerinde T.C. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın İSG uzmanları ile Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Makineleri ve Teknolojileri Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Benal Öztekin’den destek alıyoruz. Tarlada Sıfır Atık Yönetimi programını İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), İTÜNOVA Teknoloji Transfer Ofisi projesinden Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu ve Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) iş birliğinde yürütüyoruz. Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) ve lisanslı depoculuk sistemi hakkında eğitimleri ise Türkiye Ürün İhtisas Borsası’ndan eğitmenlerin katılımıyla yürütüyoruz.

Cargill’in globalde yürüttüğü projeler ile 1000 Çiftçi 1000 Bereket programı benzerlik gösteriyor mu?

Cargill’in 155 yıllık deneyimiyle sürdürülebilir gelişimin, çevreyi korumanın ve doğal kaynakları etkili kullanmanın yeni yollarını keşfetme kararlılığıyla çalışıyoruz. Faaliyet gösterdiğimiz 70 ülkede en önemli paydaşlarımızdan biri olan çiftçilerin refahını artırmaya ve gelir kaynaklarını güçlendirmeye odaklanan çeşitli projeler gerçekleştiriyoruz. BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne uyumlu olarak 2030 yılına kadar sürdürülebilir tarım uygulamaları ve eğitimlerini yaygınlaştırarak 10 milyon çiftçinin hayatına dokunmayı hedefliyoruz. Türkiye’de de bu bakış açısıyla 1000 Çiftçi 1000 Bereket programını hayata geçirerek, tüm dünyada örnek bir çalışma yürütüyoruz.

1000 Çiftçi 1000 Bereket çiftçileri programla ilgili ne tür yorumlarda bulunuyor?

Programımıza katılan çiftçilerden olumlu geri dönüşler almaktan, üretim süreçlerinin kolaylaştığını duymaktan mutluluk duyuyoruz. Sözü programımızın çiftçilerine bırakmak ve yorumlarını sizinle paylaşmak isteriz.

 

Ceylan Karaoğlan – 1000 Çiftçi 1000 Bereket Çiftçisi, İzmir/Tire

 

“1000 Çiftçi 1000 Bereket Programı mısır hakkında bilmediğimiz çok şey olduğunu fark etmemizi sağladı. Bizleri, bilgiye dayalı tarım yapmaya yönlendirdi. Dijital toprak analiz cihazı sayesinde gübreleme konusunda doğru bilgiye sahip olduk. Toprak analiziyle beraber verilen gübre programını, ziraat mühendisleriyle değerlendirdik ve uygulamaya karar verdik. Bunun sonucunda her gübre çeşidi için önceki yıllarda kullandığımdan 10 kg/da daha az gübre kullandım. Hem gübre tasarrufu hem de verim artışıyla programın bana sağladığı fayda büyük oldu. Damla sulama sistemine geçerek tasarruf sağladım.

 

‘Meteoroloji Sulama ve Tahmin İstasyonu’ uygulamasını kullanan şanslı çiftçilerden biriyim. Ne zaman su vermem gerektiğini takip edip sulama yapıyorum. Hastalık ihtimaline karşı bizi uyardığı için tarlaya gitmeden kontrol edebilmemizi sağlıyor. Bu program bilinçli gübreleme, dijitalleşme, ziraat mühendislerine ulaşım kolaylığı gibi her alanda eşit derecede fayda sağlıyor.”

 

Yalçın Soylu - 1000 Çiftçi 1000 Bereket Çiftçisi, Konya/Ereğli

 

“Önceki yıllarda toprak ne istiyor bilmiyorduk. Çiftçilik baba mesleğimizdir, atadan gördüğümüz şekilde uygulamalar yapıyorduk. Ziraat mühendisleri ile daha önce bir arada olmamıştık. Bu program sayesinde ziraat mühendisleri tarafından yapılan toprak analiz sonucuna göre gübreleme yaptım. Toprak analiz sonucumuza göre oluşturulan analiz programına uygun gübreleme yaparak 100-150 kg/da verimimi yükselttim. Çevrimiçi iletişim grupları sayesinde yeni çiftçilerle tanışıyoruz. Farklı çiftçilerin yaşadığı sorunları çevrimiçi iletişim gruplarından fotoğraf olarak paylaşmalarıyla bizler de bölgemizdeki hastalık ve zararlıları öğrenmiş oluyoruz. Plastik atıkların azaltılması ve doğayı kirletmeme konularında eğitimler çok faydalı oluyor. Plastik atıklarımızı hurdacıya satarak değerlendiriyorum. Doğaya en az zarar veren yöntemleri öğrenmek isterim.”

 

Emre Yağlıkara - 1000 Çiftçi 1000 Bereket Çiftçisi, Ankara/Polatlı

 

“Üretici olarak teknik bilgiye ihtiyacımız var. Ürün yetiştiriciliği süresince dikkat edilmesi gereken adımlar, sezon boyunca yapılacak gübreleme, ilaçlama konularında bilgi istiyoruz. Babalarımızdan gelen bilgilerden ziyade yeni nesil sorgulayıcı ve bilime dayalı bilgileri kullanmak hedefimizdir. Bilgileri bizlerle çevrimiçi iletişim gruplarında paylaşırsanız herkes faydalanabilir ve tüm çiftçiler yaptığı üretimi sorgulayabilir. Online eğitimlerin sayısının artırılmasını talep ediyorum. Mümkünse kış aylarında eğitimler yapılırsa biz çiftçiler için müsaitlik açısından daha kolay olacaktır. Plastik atıkların azaltılması ve doğayı kirletmeme konularında eğitimler çok faydalı olur. Doğaya en az zarar veren yöntemleri öğrenmek isterim.”

Programınız başarılı oldu mu?

Cargill olarak düzenli eğitim, dijital araç desteği ve sürekli iletişimle, çiftçilere yönelik en kapsamlı ve uzun süreli destek sağlayan sosyal sorumluluk projesini yürütmekten mutluluk duyuyoruz. 1000 Çiftçi 1000 Bereket programının ilk yılı hayli bereketli ve verimli geçti. Program kapsamında çiftçilerimizin tarlalarına özel sunduğumuz önerileri eksiksiz uygulayan mısır çiftçileri, yüzde 21’e varan oranda verim artışına ulaştılar. Bu sonuç bize, doğru yatırımlar yapıldığında ve sürdürülebilir tarım yöntemleri desteklendiğinde, verimlilikte kayda değer bir artış gerçekleştiğini gösterdi.

 

Türkiye’de tarım ve gıda alanında bir ilki daha gerçekleştirerek, 1000 Çiftçi 1000 Bereket programımızın sosyal etki araştırmasını da yaptırdık. Programın topluma, çevreye ve refah artışına yaptığı pozitif etki hesaplandığında, yatırdığımız her 1 TL’nin 2,53 TL değerinde sosyal getiri sağladığını gördük.

 

Elbette bu sosyal ve dijital dönüşümün ivme kazanarak devam etmesi ve büyümesi en büyük arzumuz. Programımız aracılığıyla çiftçilerin, bilgiye ve teknolojiye dayalı tarımla hayatlarında neleri değiştirebileceklerini görmelerini hedefliyoruz. Geleneksel üretim süreçlerine dijital tarım araçlarını da entegre eden ve başarıyla kullanan çiftçiler, tarlalarında artan verimle, bereketli mahsulleriyle, azalan maliyetleriyle diğer çiftçilere örnek oluyorlar. Bu sayede sürdürülebilir tarım uygulamalarının diğer bölgelerde de yaygınlaşacağına inanıyoruz.

 

Programımızın önemli kurumlar tarafından ödüle layık görülmesi de bizi gururlandırdı. Programın ilk yılı tamamlandığında Türkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk Derneği’nin düzenlediği 11. Kurumsal Sosyal Sorumluluk Zirve’sinde Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na değer katan birçok projenin katıldığı yarışmada Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) Büyük Ödülü’nü kazandık. Programın ikinci yılında ise Tarım ve Orman Bakanlığı himayesinde düzenlenen Tarım Ormanın Geleceği Zirvesi’nde “Tarımı Geleceğe Taşıyanlar” ödülüne ve Felis Ödülleri’nde “Sosyal Sorumluluk ve Sürdürülebilirlik” alanında “Başarı Ödülü”ne layık görüldük.

Çerezler gibi teknolojileri, sitenin işlevselliğini optimize etmek, sosyal medya ile entegre etmek, sitemizi ve üçüncü taraf web sitelerini ziyaret ettiğinizde tarafımız ve üçüncü taraflarca sizinle alakalı reklamların sunulmasını sağlamak, trafiğimizi ve site performansımızı analiz etmek ve web sitelerimizdeki deneyiminizi iyileştirip kişiselleştirmek için kullanıyoruz. Daha fazla bilgi