Doç. Dr. Y. Benal Öztekin: İş Kazalarını Önlemek Mümkün

 

Antik Mısır döneminde çalışan mimar ve mühendislerin yaşadığı iş kazalarını gözlemleyen İmhotep, daha o dönemlerde bu alanda çalışmalar yapmaya başlamıştı. O günden bu yana iş güvenliği kavramı dünyanın her yerinde ve her sektörde en önemli konu başlıklarından biri.

 

Peki ya tüm dünyada iş kazalarının en sık yaşandığı ilk üç sektörden biri olan tarımdaki düzenlemeler çiftçimizi ne kadar koruyor? Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Makineleri ve Teknolojileri Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Y. Benal Öztekin’e sorduk…

 

İş güvenliği deyince ne anlamalıyız?

 

Genel anlamıyla çalışanların iş kazasına uğramalarını önlemek amacıyla güvenli çalışma ortamını oluşturmak için alınması gereken önlemler dizisine iş güvenliği denir. Bu bağlamda düşünüldüğünde işin yapıldığı her ortamda, çalışanları kazalardan korumak amacıyla yapılan her türlü çalışma bu kapsamda değerlendirilebilir.

 

İş güvenliğinin kapsamı konusunda sınırlamalar var mıdır?

 

İş güvenliği, bir işin yapıldığı her zaman söz konusudur. İş güvenliği bence bizim algıladığımızdan daha da fazlasını kapsar. Şöyle açıklamaya çalışayım, genel olarak iş güvenliği denilince doğal olarak öncelikle kazadan etkilenebilecek çalışanları düşünürüz. Bence de iş güvenliğinde en önemli unsur çalışanlardır. Ancak iş güvenliği kavramı içinde çalışanları korumanın yanı sıra, ürün güvenliğinin korunması ve işletme güvenliğinin sağlanması da bulunmaktadır.

 

İş güvenliği anlamında en tehlikeli sektörün inşaat olduğu ve bunu tarımın takip ettiği söylenir. Tarım neden tehlikeli bir sektör?

 

Evet, tüm dünyada tarım, inşaat ve madencilikten sonra en tehlikeli sektörlerden biri olarak tanımlanmaktadır. Bu durumun başta işin kendi doğasıyla ilgili olduğunu söylemek mümkün. Üretim çeşitliliği, kapalı ve açık alanlarda üretim yapılması, üretimin mevsime, yıla ve doğa şartlarına bağlı olması, kadın ve çocukların çalışma hayatına dahil olması, örgütsüz çalışma koşulları, gerekli eğitimlere ulaşmada zorluklar, mevsimlik çalışanların yoğunluğu sektörü iş güvenliği açısından daha kırılgan bir konumda tutmaktadır.

 

 

Tarım sektöründe yaşanan iş kazalarının yüzde kaçı önlenebilir kazalardır?

 

Her sektörde olduğu gibi tarımda da kazaları tamamıyla önlemek mümkündür. Tabi bunun için yoğun bir çaba, önleyici tedbirler, eğitim çalışmalarının düzenli yapılıyor olması gerekir. Bu kapsamda ilk yapılması gereken, tarım sektöründe yaşanan kazalar ile ilgili farkındalığın ve duyarlılığın artırılmasıdır.

 

Türkiye’deki iş güvenliği yönetmelikleri sizce yeterli midir?

 

Türkiye’de 2012 yılında yürürlüğe giren 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu bu anlamda en önemli ve sevindirici gelişmedir. Kanunla birlikte birçok farklı yönetmelik de yayınlanmış ve yürürlüğe girmiştir.  Bizi ilgilendiren tarım sektörü açısından, kanunun kapsayıcılığında bazı düzenlemelere ihtiyaç olduğunu söyleyebiliriz. Ülkemizde tarımla uğraşan kesimin büyük çoğunluğunun kendi hesabına çalışan kişiler olduğunu, aile işletmeciliğinin yoğunluğunu ve aile bireylerinin çalışmaya dâhil olduğunu düşünürsek, tarım çalışanlarının bir kısmı kanun kapsamı dışında kalmaktadır. Ayrıca sektörde mevsimlik çalışan sayısı oldukça fazladır. Bu nedenlerle, tarım çalışanlarını bütünüyle içine alabilecek bir düzenlemeye ihtiyaç olduğu söylenebilir.

 

Türkiye’de tarım sektöründe yaşanan kazaların ana sebepleri nelerdir? Güncel verilerden örnek verebilir miyiz?

 

Tarımda yaşanan kazalar ve meslek hastalıklarının elbette birçok sebebi var. Ancak tarımda kullanılan başta traktör olmak üzere tarım makineleri kazaları ve sektörde kullanılan pestisit vb. kimyasallara maruziyet iki ana sebep olarak sıralanabilir.
Örneğin; tarımda yaşanan kazaların yaklaşık yarısının traktörlerle ilgili olduğu, yine bunların yaklaşık yarısının traktör devrilme kazaları olduğunu söyleyebiliriz. Ulusal ve yerel basını takip ettiğimizde bunu net olarak görüyoruz.

 

Tarım makinelerinde yaşanan kazalar için en güçlü önlem sizce ne olacaktır?

 

Bir olayı, kaza olarak tanımlamamızı sağlayan etkenlerden biri aynı zamanda “beklenmeyen” bir durum olmasıdır. Kazaları önlemek için iki yaklaşım vardır. Kullanılan makine, ortam, sistemin güvenli hale getirilmesi ve kişilerin güvenli çalışma konusunda eğitilmeleri, böylece güvenli tutum ve davranışları geliştirmeleri. Bu iki konuda yeterli seviyeye gelmek için yoğun çaba sarf edilmesi gerekiyor. Farkındalık ve etkili eğitim çalışmaları bence atılacak ilk adım olmalı.

 

Sıklıkla karşılaştığımız bir diğer kaza sebebi pestisit ve diğer kimyasallara maruziyet demiştiniz. Bu kimyasalları kullanmamak gibi bir seçenek olmadığında nasıl kullanmalı, ne gibi önlemler alınmalıdır?

 

Pestisitlerin iş sağlığı ve güvenliği, çevre ve gıda güvenliği açısından doğru ve sürdürülebilir kullanımı temel hedefimiz olmalıdır. Yanlış yaptığımız her uygulama başta kendimiz ve ailemiz olmak üzere sağlık ve güvenliğimizi uzun vadede son derece olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Çevresel etkiler ise hepimizi doğrudan ilgilendiriyor tabi ki. Yani çiftçilerimiz şunu bilmelidir, yanlış kullanılan pestisitlerin kısa süreli etkileri ölümcül olmayabilir. Baş dönmesi, mide bulantısı vb. etkiler geçici olabilir.

 

Ancak bunların uzun süreli etkileri siz ve aileniz üzerinde mutlaka son derece önemli olumsuz sağlık sorunlarına neden olacaktır. Öncelikle bunların “zehir” olduğunun ve sağlığımızı tehdit ettiğinin bilincinde olmalıyız. Bu bilinçle konuya yaklaşabilirsek, gerisi aslında çok da zor değil. Pestisitler konusunda unutulmaması gereken bir diğer konu da doğru ayarlanmış makinelerle tekniğine uygun olarak gerekli dozu, hedef yüzeye ulaştırmaktır. Bunu yapamıyorsanız boş yere pestisit, yakıt ve iş gücüne para veriyorsunuz demektir. Bu kadar önemli bir maliyet unsuru çok dikkatli uygulanmalıdır. Bu da ancak doğru uygulama tekniğini bilmek ve kullanmakla mümkün olur.

 

Çiftçimiz bu kimyasallarla ilgili nereden ve nasıl eğitim alabilir?

 

Bu konuda çok iyi durumda olduğumuzu söylemek güç. Biz bu konuda eksiklik olduğunu düşündüğümüz için bir AB projesi yürüttük ve gerek çiftçilerimizin gerekse Ziraat Mühendisleri ve diğer eğiticilerin, online olarak eğitim içeriğine ulaşabilecekleri bir web platformu hazırladık. Bu elektronik öğrenme platformunda sadece iş sağlığı ve güvenliği açısından dikkat edilecek konular değil; bitki koruma makineleri ve pestisitlerin doğru ve sürdürülebilir kullanımı konularını da içeren ders üniteleri mevcut.

 

Basit bir kayıt işlemi ile ulaşılabilecek bu içeriklere göz atılmasını tavsiye ediyorum. www.implement.farm adresinden öğrenme platformuna ulaşılabilir. Benzer şekilde Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın hizmete sunduğu http://www.guvenlitarim.gov.tr/ web adresinden de gerekli bilgi ve kaynaklara ulaşmak mümkün.

 

Çiftçilerimiz genelde diğer sektörlere nazaran daha yalnız, daha bireysel bir çalışma hayatına sahip. İş güvenliği anlamında kendilerine nasıl bir eğitim verilebilir, nasıl örgütlenebilir?

 

İlk etapta çiftçinin bu konuda talebinin yükselmesi gerekiyor. Bu, konu ile ilgili farkındalığın ve görünürlüğün artırılması ile mümkün bence. Tarımda yaşanan kazalar ile çiftçilerimiz ve aile bireyleri ölüyor ya da kol, bacak vb. uzuv kayıpları gibi çok ciddi travmatik sonuçlar ortaya çıkıyor. Uzun vadede ortaya çıkan meslek hastalıkları cabası. Bir iş yaparken ölüm ve bahsettiğimiz bu denli önemli kayıpların yaşanması ve bunların sıklıkla ortaya çıkıyor olması, konu üzerinde çok acil çalışma yapılması gerektiğini gösteriyor.

 

Elbette talep yükselecek ve kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, özel sektör konu ile ilgili bir araya gelerek çalışmalar yapacak. Kısa ve uzun vadede yapacaklarımızı ortaya koyduğumuz çalışmalar var. Bunlar değerlendirilmeli, gündeme alınmalıdır. Bu bağlamda ben 1000 Çiftçi 1000 Bereket projesi ekibini çabalarından dolayı kutluyorum. Farkındalık ve görünürlük alanında öncü çalışmalardan biri de bu, olumlu sonuçlar doğuracağına olan inancımı belirtmek isterim.

 

1000 Çiftçi 1000 Bereket programı kapsamında yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz?

 

Proje ekibiyle durum değerlendirmesi yaptığımız görüşmeler sonucunda öncelikle sektörde yaşanan kaza kayıt ve verilerini incelemeye başladık. Şu anda güncel değerlendirmeler yapabilmek için ulusal ve yerel basında yer alan traktör kaza haberlerini derliyoruz. Belirli bir süre sonra topladığımız verilere dair sonuçları değerlendireceğiz.

 

Tarımda yaşanan kazaların büyük çoğunluğu traktör kazaları olduğu için çalışmalara buradan başlanmasına karar verildi. Bildiğiniz üzere özellikle çiftçilerimizin konuya olan duyarlılıklarını belirlemek için, program kapsamında Adana’da yapılan çiftçi buluşmalarında tarım kazaları gündeme alındı. Toplantılardaki ikili görüşmelerden ve geri dönüşlerden ilginin yoğun, duyarlılığın yüksek olduğunu söyleyebiliriz.

 

Adana’daki bu buluşmalarda pestisit kullanımı ve tarım makineleriyle yaşanan kazalar konusunda farklı deneyimler dinledik. Sahadaki deneyimlerinizden biraz bahsedebilir miyiz?

 

Çiftçi buluşmaları konuyu sahada gözlemlemek ve izlemek adına çok kıymetli bir deneyim. Benim temel gözlemim, çiftçilerimiz bu tür kazalar ile sürekli iç içeler. Kendileri, bir yakınları, aile bireyleri ya da komşularının kaza öyküleri var, bunları bizlerle paylaştılar. Pestisit uygulamaları ile ilgili akut zehirlenme vakaları yaşıyorlar. Akut etkiler bir süre sonra kaybolduğu için, bunların uzun vadeli zararlarının tam olarak kavrandığını söyleyemeyiz. Kronik etkilenim konusunda bilgi eksiklikleri olduğunu gözlemliyorum.

 

Genel olarak kazalarla ve pestisit kullanımı ile ilgili bazı güvenlik önlemlerini bildikleri halde olanaksızlıklar nedeniyle uygulayamadıklarını söyleyebiliriz. Ama çok önemli oranda doğru davranışlar ile ilgili bilgi eksiklikleri olduğunu da gözlemlediğimi belirteyim.  Kullanılacak eğitim materyallerinde açıklık, anlaşılabilirdik ve yenilik ile ilgili talepleri olduğunu belirttiler.  Kişilere dokunmak çok önemli, davranış ve alışkanlıkları değiştirmek ancak bu koşullarda olanaklı olacaktır.

Çerezler gibi teknolojileri, sitenin işlevselliğini optimize etmek, sosyal medya ile entegre etmek, sitemizi ve üçüncü taraf web sitelerini ziyaret ettiğinizde tarafımız ve üçüncü taraflarca sizinle alakalı reklamların sunulmasını sağlamak, trafiğimizi ve site performansımızı analiz etmek ve web sitelerimizdeki deneyiminizi iyileştirip kişiselleştirmek için kullanıyoruz. Daha fazla bilgi