• bilgi@1000ciftci1000bereket.com
  • 444 51 75
Kasım

Yem Endüstrisinin Geleceğini Bu Üç İnovasyon Değiştirecek

Dünyanın sorumlu ve sürdürülebilir bir şekilde beslenmesi için, çevresel etkiyi en aza indirecek alternatif yöntemler bulmak büyük önem kazandı. Hayvan besleme de bu bağlamda odaklanılması gereken ve yeni çözümlere ihtiyaç duyan bir alan.

Birleşmiş Milletler’in verilerine göre, 2019 itibariyle 7,7 milyar olan dünya nüfusunun, 2050 yılında yaklaşık 9,7 milyara ulaşması bekleniyor. Giderek büyüyen bir dünyanın beslenme ihtiyacını karşılamak üzere yetiştirilen hayvanları, daha az maliyetle, daha sürdürülebilir kaynaklarla, daha verimli bir şekilde besleme ihtiyacı da aynı oranda büyüyor.

Büyükbaş hayvanlar, kanatlı hayvanlar ve su ürünleri, son 60 yıldır ağırlıklı olarak tahıllar, soya ve balık yemleriyle besleniyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün verilerine göre, hayvancılığın karbon ayak izinin yüzde 45’ini yem üretimi ve işlenmesi oluşturuyor. ABD Tarım Bakanlığı verilerine göre, üretilen soyanın yüzde 75’i hayvan beslenmesinde kullanılıyor.

Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) ise soya ekimi için kullanılan yağmur ormanları ekosisteminin zarar görmesinden endişe duyuyor.  Dünyanın soya ihtiyacının yüzde 85’i ABD, Brezilya, Arjantin ve Çin olmak üzere dört ülkeden karşılanıyor. İklim değişikliğinin bu üretimi olumsuz etkilemesi durumunda, protein ihtiyacını karşılama konusunda bir krizle karşı karşıya kalabiliriz.

Öte yandan, insanlar için ayrılabilecek balık kaynaklarını, balık yemi ve balık yağı olarak harcıyoruz. Bu balıkların protein oranı hayli yüksek olduğundan, özellikle protein yoksunluğu çeken halkların beslenmesi için kullanılabilir.

Tüm bu bilgilerin ışığında büyük resme baktığımızda, hayvanlar için besin değeri yüksek, yem sektörünün çevresel etkilerini ve ekilebilir arazi kullanımını en aza indirecek alternatiflerin önemi ortaya çıkıyor.

Bu konuda verebilecek iyi haberlerimiz de var. Bilim insanları, hayvanları beslemek için ilginç kaynak alternatifleri ortaya çıkaran çalışmalar yapıyor. Metan gazıyla yem üretme veya atık suda zooplankton yetiştirme fikri kulağa çok ilginç geliyor, değil mi? Tabii bu alternatifler henüz büyük ölçekte kullanıma geçmedi ama çalışmalar devam ediyor, her an sevindirici haberler gelebilir. Şimdi gelin, hayvan beslemenin geleceğini değiştirme potansiyeline sahip üç inovasyona bir göz atalım.

ZOOPLANKTONLAR

Yeni Zelanda’da üç yıldır yürütülen bir projede, mandıralarda açığa çıkan atık suyun değerlendirilmesiyle, balıklar için alternatif bir yem olarak zooplanktonlar üretiliyor.

Nasıl Yeme Dönüşüyor?

Süt ürünleri üretilirken ortaya çıkan atık sular, özel olarak inşa edilen göletlerde birikiyor. Bu göletlerde algler yetiştiriliyor. Büyüyen algler ise başka bir gölete alınıp, burada zooplanktonları beslemek üzere kullanılıyorlar. Zooplankton nedir derseniz, balıklar için mükemmel bir besin kaynağı olan tek hücreli canlılar.

Neden Önemli?

Yabani balıkların beslenmesinde kullanılabileceği gibi, balık çiftliklerinde yem olarak da tercih edilebilecek bir alternatif. Ayrıca mandıralardaki atık suyun değerlendirilmesi sayesinde, arıtma sisteminden geçen suyun kalitesi de yükselmiş oluyor ve böylece çevreye daha az zarar veriliyor.

METAN GAZIYLA BESLENEN ORGANİZMA

Bu yem türü, gaz boru hatlarından ve atık organik malzemenin anaerobik çürümesiyle açığa çıkan biyogazla elde edilen metan gazıyla üretiliyor. 1980’li yıllarda çalışmalarına başlanan bu projenin yakın zamanda hayata geçmesi bekleniyor.

Nasıl Yeme Dönüşüyor?

Başrolde, doğada doğal olarak oluşan, Methylococcus capsulatus adlı tek hücreli organizma var. Toplanan metan gazı, bu organizma için üreme alanı oluşturuyor. Hücreler, metandaki karbon ve enerjiyi alıp büyüyorlar ve protein üretiyorlar. Ortaya çıkan bu yüksek kaliteli mikrobiyal biyo protein toplanıyor, kurutuluyor ve peletlenip tüketime hazır hale geliyor. Bir ton gazdan bir ton protein üretilebiliyor, yani verimlilik yüzde 100 oranında.

Neden Önemli?

Balık yemi olarak kullanılan balık ve soyaya karşılık, minimum toprak ve su kullanımı gerektiren bir alternatif oluşturuyor.

 

KARA ASKER SİNEĞİ LARVASI

Kara asker sineğinin larvaları yüksek oranda faydalı yağlar, vitaminler, mineraller ve protein içeriyor. Özellikle tavuk ve su ürünlerinin beslenmesinde, soyanın yerini alabilecek özellikte.

Nasıl Yeme Dönüşüyor?

Yetiştirmek için organik atık kullanılıyor. Bira üretiminden sonra arta kalan atıklar, sebze kabukları, meyve suyu posası ve restoranlardan toplanan yemek artıkları kullanılıyor. Anlayacağınız, bu atıkları larva besleyerek değerlendirmek çok iyi bir fikir.

Neden Önemli?

Bu larvalar gübrelik dışkı ve mezbaha artıklarıyla da beslenebiliyor. Bu şekilde beslendiklerinde ise biyoyakıt ve endüstriyel kayganlaştırıcılarda kullanılan bir tür yağ açığa çıkarabiliyorlar. Yani larvalar hem atık değerlendirme hem de hayvan besleme için kullanılabilecek müthiş canlılar.

Kara asker sinekleri dünyanın her yerinde yetiştirilebiliyor ve hastalık taşımıyorlar. Şu an ABD’nin Teksas eyaletinde, larvaların kanatlı hayvan çiftliklerinde yetiştirildiği bir pilot proje devam ediyor. Proje başarılı olursa, bu yöntemin yaygınlaşması öngörülüyor.

 

Kaynakça:
https://www.thefuturescentre.org/signals-of-change/7130/harnessing-farm-waste-fish-feed
https://www.dairyreporter.com/Article/2016/03/04/Cow-shed-effluent-converted-to-fish-food
https://www.thefuturescentre.org/signals-of-change/3756/methane-future-fish-feed