• bilgi@1000ciftci1000bereket.com
  • 444 51 75
Nisan

“Tarım olmadan hayat olmaz; işimiz çocuklarımıza ve gelecek nesillere kalsın istiyoruz”

“1000 Çiftçi 1000 Bereket” programı kapsamında Ereğli’de düzenlenen eğitim programına katılan Özgür Soylu, mısır tarımının yanı sıra ziraat mühendisi olarak çiftçilik yapan aile üyelerine de destek oluyor.

Programın Konya’ya gelmesinden mutlu olduğunu belirten Soylu, “Tarımda dijitalleşmeyi takip ediyorum ve bir an önce de bölgemize gelsin istiyorum” dedi.

1000 Çiftçi 1000 Bereket” programı kapsamında 19 Mart 2019 tarihinde, Ereğli Cherry Garden City Hotel’de düzenlenen eğitim programına katılan mısır çiftçileri arasında Göndelen Köyü’nde çiftçilik yapan aynı aileden Zekai Özlü ve Özgür Soylu da bulunuyordu. Özgür Soylu, aynı zamanda bir ziraat mühendisi ve tarım yöntemleri konusunda ailesine destek oluyor. Ayçiçeği, şeker pancarı, buğday ve yonca ekimi yapan Soylu, yıllardır mısır tarımı da yapıyor.

“Dijital tarım uygulamalarının bölgemize gelmesini istiyorum”

Kendi tarlalarının mahsülüyle 7 kişilik ailesinin geçindiğini belirten Soylu, tarımda teknolojik yenilikleri kullanmaya çalıştıklarını ama mevcut şartlar nedeniyle bu tarım teknolojisine erişimde güçlük yaşadıklarını söyledi. Soylu, sözlerine şöyle devam etti:

“Bizim için en önemli sorun girdi maliyetleri. Buna rağmen elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz, arazimizden verim de alıyoruz. Tarımda dijitalleşmeyi takip ediyorum ve bir an önce de bölgemize gelsin istiyorum ama işte şartlar, imkanlar mümkün kılmıyor.

Mevcut durum nedeniyle biz şu anda ‘2019’da ürünümü satabilecek miyim?’ diye soruyoruz. Bir üreticinin böyle bir sıkıntısının olmaması gerekir. Tarımdan 6-7 kişi geçiniyoruz.

Biz istiyoruz ki bu iş çocuklarımıza da kalsın. Çünkü tarım olmadan hayat olmaz, ekmek olmaz, nimet olmaz. Keşke bu iş gelecek nesillerimize kalsa… Tarım gibisi var mı? Elinizi toprağa sürüyorsunuz, insan arazide kendini özgür hissediyor. Biz bu işe aşığız. Babalarımızdan, atalarımızdan kaldı bize bu iş. Severek ve isteyerek yapıyoruz. İçimizden geliyor, kimse bize hadi gidin araziye tarım yapın, demiyor.

Önümüze Çin Seddi’ni koysalar yine bu işi yaparız, o kadar aşığız bu işe. Tek dileğimiz bizi küstürmesinler. Hem Türkiye hem dünya piyasasını biliyorsunuz.  Biz üreticiyiz ve işimize küsmek istemiyoruz. ‘1000 Çiftçi 1000 Bereket’ programının buraya gelmesinden mutlu oldum, arkadaşlar bizi telefonla arayıp çağıdırlar, memnun oldum. Demek ki düşünülüyoruz, demek ki sahipsiz değiliz.

“Ziraat mühendislerinin söylediklerini tam olarak uygulayamıyoruz”

Soylu’nun kuzeni olan Zekai Özlü ise mısır tarımını yaklaşık 8 yıldır yapıyor. Tarım faaliyetleriyle 6 kişilik ailesinin geçindiğini sözlerine ekleyen Özlü, “Tarlamdan beklediğim verimi alıyorum; dekarda 1500 kilonun üzerinde üzerinde verim alıyorum. Damlama sulama ve gübreleme yöntemlerini kullanıyorum tarlamızda. Teyzemin oğlu Özgür Soylu, ziraat mühendisi. Ayrıca amcamın oğlu da ziraat mühendisi. Onlardan yardım alıyoruz. Gerçi, onların dediğini tam yapamıyoruz ama karınca kararınca uygulamaya çalışıyoruz” dedi.